Neden iki dillilik?

Neden iki dillilik?

Muhtemelen bu soruyu daha önce duymuşsunuzdur. Neden ikidillilik/ biligualism?

Çocuklarınızı iki dilli yetiştirmeye karar verdiyseniz, bu soruyu arkadaşlarınızdan, öğretmenlerinizden, akrabalarınızdan, kayınvalidenizden, herkesten duymuş olabilirsiniz…. Biri size bu soruyu sorduğunda belki de kendi cevabınız zaten hazırdır.

Muhtemelen araştırmanızı zaten yapmışsınızdır, bu nedenle soruyu kolayca yanıtlayabilirsiniz. Eğer öyleyse, bu harika. Umarım bu yazı iki dillilik hakkında zaten bildiğiniz her şeyi doğrular. Soruya nasıl cevap vereceğinizden emin değilseniz, burada bazı cevaplar bulacağınızdan eminim.

 

Neden iki dilli olduğunuzu başka kimlerin sorabileceğini biliyor musunuz? Çocuklarınız.

Belki bugün değil ama eninde sonunda bu konuşmanın yapılacağından eminim.

– “Anne, diğer çocuklar neden sadece Almanca/ Ingilizce konuşuyor?”

– “Anne, neden çocuk televizyonunu Türkçe izlemek zorundayım? Almanca/ Ingilizce izlemek istiyoruz!”

– “Baba, neden benimle kendi dilinde konuşuyorsun? Annem anlamıyor.”

– “Diğer arkadaşlarımın babaları bunu yapmıyor.”

– “Baba, neden normal bir şekilde konuşamıyoruz?”

Belki bu cümleler tanıdık geliyordur?

Belki bunu yaşamadınız ya da çok açık bir şekilde yaşamadınız. Ana dillerinde konuşmak istemediklerinde çocuklarınızda yaşayabileceğiniz genel bir red olabilir. Çocuklarınızın giderek daha fazla yaşıtlarının diline yöneldiğini gözlemliyor musunuz?

Çocuklarınızla iki dillilik hakkında konuşmalısınız. İkinci dili konuşmanın neden bu kadar önemli olduğunu tartışmalısınız. Bu konuşma, reddedilme gerçekten başlamadan önce, erkenden yapılmalıdır.  Ayrıca kendinize neden iki dilli olduğunuzu hatırlatın. Sebepler muhtemelen aynıdır! İki dilli olmanın en sık bahsedilen faydalarıyla başlayalım. Bu faydaların hepsi olmasa da bir kısmının, çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıktığını belirtmek gerekir.

 

İki dilliliğin faydaları

Araştırmalarda iki dilliliğin avantajlarından bahsedilirken bilişsel faydaların çoğu erken çocukluk döneminde her iki dili de kullanmaya başlayan kişiler için geçerlidir. Yani bu, çocukların her iki dili de ana dilleriymiş gibi işledikleri zamandır. Hayatının ilerleyen dönemlerinde ikinci bir dil öğrenen bir yetişkinden biraz farklıdır.

 

Bu, iki dilli büyümeyen yetişkin bu avantajlara sahip olmadıkları anlamına gelmez. Onlarda avantajlara sahiptirler. Sadece bu iki dilli avantajın ikinci bir dil konuşan herkes için geçerli olmadığını belirtmek istedim. Birçok avantaj, çocuğun her iki dili de konuşarak büyümüş olmasıyla ilgilidir. Ebeveynler olarak, kendi dilinizi kullanarak ya da aile dışında başka imkanlar bularak çocuklarınıza iki dil öğretme fırsatına sahipsiniz. merhabakids bu süreçte sizin için iyi bir ortak olabilir. Çocukları sizden zaten bildikleri dili konuşmaları için motive ediyoruz ve cesartlendiriyoruz. Kurslarımız online olarak gerçekleşir, böylece ebeveyn olarak fazladan zaman harcamak zorunda kalmazsınız. Çocuklar eğleniyor ve başka türlü tanışamayacakları başka çocuklarla tanışıyorlar.

Çocuklarınızı erken yaşta iki dillilik yoluna sokabilir ve onlara tüm bu avantajlardan yararlanma fırsatı verebilirsiniz. Dolayısıyla, çocuklarınız için bu hedefin peşinden gitmek çok mantıklı.

 

İlk avantaj, birçok çalışmada kanıtlanmış olan bilişsel faydalardır. Muhtemelen bunu teyit edebilirsiniz çünkü bunu kendiniz de yaşadınız. Araştırmalar, iki dil konuşabilmenin konsantrasyon, eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirdiğini göstermektedir. Bu durum, iki dilli bir çocuğun duyduğu iki dile uyum sağlamasına bağlanmaktadır. Çocuk bunu bilinçli olarak yapmaz, ancak “sıralamayı” öğrenir: “Ne duyuyorum?” Dili doğru yere sıralar ve duyduğu şeyin hangi dile ait olduğunu bilir.

 

İki dilli bebeklerin iki dili aynı anda işleyebildiğini ve ayırt edebildiğini gösteren birçok çalışma vardır. Ve bu, duydukları sesler veya kalıplar gibi küçük şeylere belirli konsantrasyon ve dikkat gerektirir. Bu yüksek konsantrasyon seviyesi, örneğin eleştirel düşünme yeteneğini geliştirir. Bu büyük bir avantaj.

Bildiğimiz ikinci avantaj ise sosyal faydadır. Yine, muhtemelen bunu kendi çocuklarınızla veya diğer iki dilli kişilerle olan deneyimlerinizden teyit edebilirsiniz. İki dilliliğin empatiyi, sosyal farkındalığı ve diğer kültürleri anlamayı teşvik ettiği söylenmektedir. Daha fazla insanla bağlantı kurabilirsiniz. Başka türlü asla tanışamayacağınız insanlarla ilişkilere veya bağlantılara kapı açar.

Biriyle anadilinde konuşabilmekten gerçekten keyif alıyorum. Almanca, Türkçe ve İngilizce benim için kolay. Kayınbiraderimin ailesiyle konuşabilmek için İspanyolca öğrendim. Çabalarımın bana çok takdir kazandırdığını biliyorum. Ne yazık ki artık İspanyolca konuşamıyorum ama bu bana zamanında birçok kapı açtı. Keşke repertuarımda daha fazla dil olsaydı da daha çok kapı açabilseydim.

Bir avantaj ise kişisel faydadır. Yine, iki dilliyseniz daha fazla veya daha iyi iş fırsatlarına sahip olduğunuzu sık sık duyarsınız. Kendim bu deneyimi yaşamadım ama arkadaşlardan biliyorum. Aynı niteliklere sahip birinin ilan edilen işi alması daha olasıdır çünkü müşterilerle iletişim kurabilirler.

 

Bahsetmek istediğim bir sonraki avantaj ise kişisel tatmin. Bunu bilmek ne güzel: “İki dil biliyorum.”

Çocuklarımız henüz bunu anlamıyor. Bu yüzden onlara hatırlatmak zorundayız. ” İki dil biliyorsun, bunun ne kadar harika bir şey olduğunun farkında mısın?” Bu, her çocukta doğuştan var olan bir şey değildir. Ve bence bu kesinlikle daha yüksek bir özgüvene ve kişinin dil becerilerinden daha fazla memnuniyet duymasına yol açıyor. Seyahat etmek her zaman bir avantajdır elbette. Bunun avantajı, dil engelinden daha az korkarak seyahat etmenizdir. Daha önce hiç gitmediğiniz bir ülkeye seyahat ettiğinizi hayal edin. Lisanı biliyorsanız, orada kendinizi kesinlikle daha rahat hissedeceksiniz!

 

İlk sorumuza geri dönelim. Neden iki dillilik?

Bu soruları bize kim sorabilir? Belki öğretmenler ya da bir arkadaşınızın ailesi, hatta aileniz, kardeşleriniz ya da kayınvalideniz bunu neden yaptığınızı soracaktır. Ingilizde/ Almanca öğrenmeleri yetmez mi? Neden evde sadece onların kafasını karıştıracak başka bir dil kullanıyorsunuz?

Bence pek çok insanın bir çocukla iki dilde konuşma fikri kafasını karıştırıyor. Bence insanlar yanlış bilgilendirme yüzünden endişeli. Yanlış bilgilerden biri, iki dil bilen çocukların ‘kafalarının karışacağı’ düşüncesindedir.

Çocuklar dil öğrenme konusunda iyidir. Çocuklar uyum sağlayabilir. Çocuklar hangi durumlarda hangi dili kullanmak istediklerini bulmakta başarılıdırlar. Yani hiç de “kafaları karışık” değil. Söz konusu dil olduğunda çocuklar çok ama çok zekidir.

Endişeli insanlara verebilecekleri cevap, dünyanın daha “çok kültürlü” hale gelmekte olduğudur. Çocuğunuza bir başlangıç yaptırmak ve içinde yaşadığımız çok kültürlü, çok dilli dünyada yol almasına yardımcı olmak isteyebilirsiniz. BU IYI. merhabakids’in de öğrencileri çok kültürlüdür ve birçoğu çok dillidir.

 

Peki çocuklarınız sorular sormaya başladığında? Örneğin, “Baba, neden benimle kendi dilinde konuşuyorsun?” Muhtemelen sadece “Neden ben de diğer çocuklar gibi olamıyorum?” diye soruyorlardır. Bu onların açısından iyi bir soru.Çocuklarımıza bunun normal olduğu konusunda güvence vermeliyiz. Onlara başka ülkelerde başka çocukların başka diller konuştuğunu söylememiz gerekiyor.

Yani evde Türkçe öğrenip okulda Ingilizce/ Almanca konuşurlarsa, sınıf arkadaşlarıyla Ingilizce/ Almanca oynarlarsa ve televizyonda Ingilizce/ Almanca dinlerlerse, …. şöyle diyeceklerdir: “Türkçeye ihtiyacım yok. Anne, anlamıyor musun? Herkes Ingilizce/ Almanca konuşuyor. Neden Türkçe öğrenmek zorundayım?” Yani muhtemelen sadece onlara söylemek yeterli olmayacaktır. Seyahat ettiklerinde veya merhabakids’de de bunu görmeleri önemlidir. merhabakids’de çocukları oyun yoluyla Türkçe konuşmaya cesaretlendiriyoruz. merhabakids’te çocuklar dili doğal bir şekilde, yani bir ana dilin hak ettiği kolaylıkla öğretiyoruz.

 

Çocukları bir şekilde kendi küçük dünyalarından çıkarmalısınız. merhabakids ile Türkçe öğrenmek hiç olmadığı kadar kolay. Çocuklar diğer çocuklarla birlikte dilin güzelliğini öğreniyor ve aynı zamanda eğleniyorlar. Yalnız olmadıklarını görüyorlar. Dünyadaki diğer çocukların ve bölgelerin de bu dili kullandığını deneyimliyorlar. merhabakids ile çocuklar neden ikinci dil öğrendiklerini görüyorlar. Diğer çocuklarla sadece İngilizce/Almanca değil, Türkçe de konuşabiliyorlar.

 

Çocuğunuza bunun bir tür “süper güç” olduğunu gösterin. Bunu herkes yapamaz. Çocuğunuza bu “süper güce” sizin de sahip olduğunuzu gösterin. Örneğin ben altı dil öğrendim ve hala üçünü konuşuyorum. Bu yüzden bir dili kaybetmenin ne kadar üzücü olduğunu da biliyorum.

Çocuklarıma üç dilde nasıl “zıplayabileceğimi” gösteriyorum. “Bu da benim süper gücüm.” Süpermarkette Almanca, iş arkadaşlarımla İngilizce ve arkadaşlarımla Türkçe konuşuyorum. Çocuklarıma duruma ve insanlara nasıl uyum sağladığımı gösteriyorum. Örneğin, bunun daha fazla arkadaş edinmelerine yardımcı olacağını her zaman belirtebilirsiniz. Her zaman çocuğunuzun farkındalığına ve yaşına uygun örnekler bulun.

 

“Çocuğum istemiyor.”

Çocuklar henüz iki dilliliğin avantajlarının farkında değiller. Bu yüzden bizim işimiz onlara avantajları anlatmak. Bu şüphesiz zor bir görevdir. Çok fazla enerji gerektiriyor. Çok fazla planlama gerektiriyor. Bir sürü karar almak gerekiyor. Ve sonunda ne elde ediyorsunuz? Çocuğunuz size Türkçe cevap vermiyor. Bunu gerçekten çok ama çok sık duyuyorum! “Çocuğum istemiyor.” “İhtiyacım olan kaynakları bulamıyorum.” “Bu çok zor. Vaz geçsem mi?”

Hayır. Hayır, hayır, hayır. merhabakids size destek olabilir. İki dilli çocukları başarıyla yetiştirmiş olan herkese sorun. Cevap her seferinde buna benzer olacaktır. Her zaman size buna değdiğini gösteren küçük anlar vardır. O yüzden devam edin!

Devam edin! Sadece devam edin. Devam etme planını takip etmeli ve ona sadık kalmalısınız. Emeğiniz işe yarayacak. Ne de olsa çocuklarınıza bir hediye veriyorsunuz. Çocuklarınız henüz bu hediyenin değerini anlayacak bilince sahip olmayabilir. Bunun hayatlarında kendilerine kapılar açacak olduğunu bilemezler henüz. Ancak zaman geldiğinde bu hediye için size minnettar olacaklardır. Bunu kendi tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim. Ben bu hediyeyi ailemden aldım!

Bugün diyorum ki, “Annem ve babam, size çok teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim.”

Bu değerli bir hediye, bu yüzden devam edin. Buna değer. Sıkı çalışmanın karşılığını göreceksiniz.

 

merhabakids sizi desteklemekten çok mutlu olur. Çocukları sizden zaten bildikleri dili konuşmaları için motive ediyoruz. Kurslarımız online olarak gerçekleşir, böylece ebeveyn olarak fazladan zaman harcamak zorunda kalmazsınız. Çocuklar eğleniyor ve başka türlü tanışamayacakları başka çocuklarla tanışıyorlar.

Bizi takip etmeye devam edin, değer! Çocuğunuza en güzel hediyeyi veriyorsunuz!

co*****@*********ds.org

Çocuğunuzla merhabakids’te tanışmak biyi mutlu eder.

 

Categories: Bilingualism
Tags: , , , , , , , , , , , , , , ,

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *